15 Aralık 2017 Cuma
Ana Sayfa Haberler Dokümanlar Videolar Ulaşım


Mustafa Necati


10 Mayıs 2016

 

Mustafa Necati, Milli Mücadelede ve Cumhuriyetin ilk yıllarında bütün dikkatlerin Gazi Paşa’ ya odaklandığı bir dönemde kadroda yer almış, Cumhuriyetin ve devrimlerin temelinde köşe taşı olmuş güçlü bir adam.

 

Mustafa Necati’nin kısa bir ömrü var. 1894 de İzmir’de doğmuş. 1 Ocak 1929 da geçirdiği apandisit ameliyatı sonucu vefat etmiş, fakat 35 yıllık yaşamına çok şeyler sığdırmış, mücadeleci ve devrimci bir şahsiyet.

 

Mustafa Necati tahsilini İzmir İdadisi’nde İstanbul Hukuk Okulu’nda yapmış. 1914 de İzmir’de Avukat, Kız Öğretmen Okulu’nda, Şark İdadisi’nde Öğretmen ve Yönetici olarak çalışmış. Demiryollarında  Hukuk    Danışmanlığı      yapmış,

14 Mayıs 1919 gecesi o zamanlar mezarlık olan bugünkü Bahri Baba Parkı’nda İzmir halkını toplayarak ertesi gün başlayacak olan Yunan saldırısına karşı direnmeye çağırmıştır. Sonra Balıkesir’de arkadaşı Vasıf Çınar’la birlikte İZMİR’E DOĞRU  gazetesini çıkarmış, halkı mücadele için yönlendirmiştir. Kendisi de Soma , Bergama, Akhisar savaş bölgelerinde Bulgurcu Mehmet Efe ile birlikte Kuvayı Milliye komutanı olarak çete savaşları vermiştir. 1920 de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Saruhan Mebusu, Kastamonu İstiklal Mahkemesi Başkanı, mecliste Müdafai Hukuk Grubu Katibi, 1923 de Mübadele İmar ve İskan Vekili olarak görev yapmıştır. 1924 de Adalet Bakanı, Şeyh Sait ayaklanmasında kısa süre savcı ve en önemlisi 20 Aralık 1925 den ölümü tarihi olan 1 Ocak 1929 a dek Milli Eğitim Bakanlığı’nı deruhte etmiştir.

 

Mustafa Necati’yi belleklere yerleştiren ve eğitim tarihimizde özel bir yer almasını sağlayan bu dört yıllık Maarif Vekilliğidir.

 

Birinci Cihan Savaşı’nda ve Kurtuluş Savaşı’nda yurdunun 3/5’i savaş alanı olmuş, nüfusunun 2/5’i yok olmuş, yorgun ve yoksul halkın, yanık ve yıkık yurdun eğitim gereksinmelerini sağlamak,  Türk Ulusu’nu bir an önce cahillikten kurtarmak, insanlık ve yurttaşlık hak ve ödevlerinin sorumluluğunun bilincine vardırmak için yokluklardan olanaklar çıkarabilmek Mustafa Necati’nin olağanüstü niteliği idi.

 

 

 

Savaştaki kayıplar arasında pek çok öğretmen vardı. Eğitim içinde tez elden öğretmene ihtiyaç vardı. Bu ihtiyacı karşılamak için Köy Öğretmen Okulları, Orta Öğretmen Okulu, Gazi Eğitim   Enstitüsü, Köy- Şehir Yatılı Okulları, Halk Dershaneleri, Millet Mektepleri açmak en yeni ve en  ileri eğitim ve öğretim yöntemlerini okullarımızda uygulamak O’nun hızla el attığı girişimlerdi.   

 

Mustafa Necati yeni yazının tüm yurtta bir an önce öğretilerek ulusun Millet Mektepleri ile tümden ve kesinlikle okur yazarlığını sağlamak seferberliğine başlamak için coşku ile çaba sarfetmişti.

 

 

 

Bunun için Alman Eğitimci Kuhne’ye  1926 da hazırlatılan rapor uyarınca,1927 de Latin harflerine geçiş için hazırlıklar yapılmış,  1 Kasım 1928 de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen  ve 3 Kasım 1928 de Resmi Gazete’ de yayımlanan 1353 sayılı “Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun” ile Latin harfleri Arap harflerinin yerini almıştı.  

 

Bu yeni Türk harflerini öğretmek amacıyla Millet Mektepleri açıldı. 11 Ağustos 1928 de Dolmabahçe Sarayı’nda açılan ilk Millet Mektebini Cumhuriyet Halk Partisi Beyoğlu İlçe Merkezi, İstanbul Erkek Lisesi, Kadın Birliği Şubelerinde ve bütün yurtta açılan diğerleri izledi. Ve 16-45 yaş arasındaki herkesin Millet Mekteplerine yazılması zorunlu tutuldu. Böylece büyük bir eğitim seferberliği başlatıldı. Kısa zamanda okur yazar oranı %10 dan, % 25 e ulaştı.

 

Bütün bunların hazırlanması ve başarının elde edilmesinde genç, dinamik ve enerjik Mustafa Necati’nin büyük rolü olmuştur.

 

Atılımcı bir ruha sahip olan Mustafa Necati yeni bir vergi ile yurdun her yanında yepyeni okul yapıları başlatmıştı.  Öğretmenleri, müfettişleri  olgunlaştırmak için illerde açtırdığı pek çok kursla mesleğe istek ve hız kazandırıyordu. Bunun için Almanya’dan getirtilen uzmanlarla   Ankara’da, Sivas’ta, İstanbul’da yaz aylarında iş prensiplerine müstenit tedrisat kursları, ilk tedrisat müfettişleri kursları, orta okul ve lise öğretmenleri için fizik, kimya kursları açılmış, Almanya’dan getirtilen yeni ders araçları ile denemeye dayanan derslere ağırlık verilmişti. Liselere ve öğretmen okullarına öğretmen ve müfettiş yetiştirmek üzere Avrupa’nın çeşitli yerlerine pek çok öğretmen ve öğrenci gönderilmişti.

 

Görüldüğü gibi Mustafa Necati, eğitimin temel öğesi ve koşulu olan öğretmen yetiştirmeye çok önem vermiş ve başarılı girişimlerde bulunmuştur.  Hasan Ali Yücel zamanında açılan Köy Enstitülerinin  bir nevi öncüsü olan Köy Öğretmen okullarının ikisi onun zamanında Kayseri Zincirdere’de ve Denizli’de açılmıştı. Üçer yıllık eğitim veren bu okullardan çok değerli ve inançlı öğretmenler ve yöneticiler yetişmiştir.  

 

Mustafa Necati, dağınık köylerdeki öğrencilerin eğitimini sağlamak amacıyla belli merkezlerde yatılı köy mektepleri açmış, ayrıca kimsesiz çocuklar için öksüz yurtları ve şehir yatılı mekteplerini tedrisata kazandırmıştır.

 

Atatürk tarafından başlatılan devrimlerin hukuksal korumadan ziyade eğitimle yerleşip gerçekleşebileceğine inanarak bütün gücüyle ve memleketin tüm olanaklarını zorlayarak inançlı öğretmenler yetiştirmek için bütün benliği ile çalışmıştır.

 

Mustafa Necati milli eğitim kadrosunu zenginleştirmek için hep arayış içinde olmuş, kendisinden sonra milli eğitime çok büyük katkıları olan Saffet Arıkan ve Hasan Ali Yücel’i bakanlık kadrosuna kazandırmıştır. Yukarıda değindiğimiz gibi Köy Enstitülerinin ilki olan Kayseri Zincirdere ve Denizli Köy Öğretmen okulları Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı zamanında yurt sathına dağılmış ve buralardan çok değerli öğretmenler yetişmiştir.  

 

Mustafa Necati öğretmenlerin her türlü ihtiyaçlarıyla yakınen ilgilenmiş, maneviyatlarını yüksek tutmak için her ders yılında yeni göreve başlayanlara mektup yazıp yüreklendirmeyi ve yönlendirmeyi ve okumaları için kitap armağan etmeyi adet haline getirmişti.  

 

 

Mustafa Necati gerçekten Milli Eğitime çok büyük hizmetleri olan, yeni kurulan Cumhuriyette Milli Eğitimin temelini atan, öğretmenliği onurlu bir meslek haline getirip sevdiren, yüreği coşkuyla, hizmet aşkıyla yanan bir genç insan.

1894-1929 arası yaşamış , topu topu 35 yıllık bir ömrü olmuş. 1925-1929 arası dört yıl Milli Eğitim Bakanlığı yapmış. Bu dört yıllık bakanlığı döneminde savaştan çıkmış, yanmış, yıkılmış Anadolu’da okul açmak, öğretmen yetiştirmek ve onları yönlendirmek,onurlandırmak için olağanüstü gayret göstermiş.

Mustafa Necati’nin 1928 ders yılı başında öğretmenlere gönderdiği son mektubu:

 

Genç öğretmenler;

 

Yarınki yaşam sizin güçlü elleriniz arasında doğacaktır. Bu geleceği elde etmek için sürgit ağır ödevler yüklenerek yürüyeceksiniz. Bu varolan ve yazgılı olan yaşama yıldan yıla artan güç ve gittikçe çoğalan bir hızla ilerleyeceksiniz. Bu yükselme yolunuzda kuşku yok ki sayısız zorluklarla karşılaşacaksınız. Ancak, bu zorluklar sizin kesin azminizi büyütmekten başka bir şey yapmayacaktır. Her engel önünde daha yüksek atılımla, görevin size verdiği kuvvetle çalışacaksınız. Yaşamınız baştan başa özverilidir. Alacağınız mesafe öylesine uzun ve atılımınızdan beklenen güç öylesine çok ki, ben bu eşsiz çabanızı bile az görüyorum. Siz huzur nedir bilmeyen yurttaşların çalıştığı ölçüde çalışacaksınız. Güneşin doğduğu andan batıncaya dek tarlasında, tezgahında, masası başında, mağazasında, kısacası her yerde işiyle uğraşan  babalarınız, kardeşleriniz ölçüsünde çalışacaksınız. Ulus için alışılmış olan bu durum, bu sürekli çalışma sizin için alın yazısıdır. Siz de bıkmayarak, usanmayarak çalışacaksınız. Bilirsiniz ki, varlığımızı kurtarmak için, yedisinden yetmişine dek tüm ulus çalışarak Cumhuriyetin temelini kurmuştur. Yüreklerimizin üzerinde kurulan, yürek gücüyle tutulan, köklerini gönüllere salan Cumhuriyet’imiz böyle bir yürek işi olduğu için sağlamdır ve sonsuzdur. Sonsuz yaşayacak olan Cumhuriyet’i yine her an kıskanarak korumaya özen göstermeliyiz. Bu özenler de ancak özverilerle yapılabilir. Bu uğurda çalışırken ödevimiz yalnız ders verme, okutma değildir. Her bir öğretmenin ayrıca örgütleme ve aydınlatma ödevi de vardır.

 

Bu yurtta oturanların hepsi okumuş  ve aydın değildir. Ve bu durum dünkülerin yanlış tutumlarının sonucudur. Doğaldır ki bilgisizler ödevi çekip çeviremezler. Sizin herkese ödevini öğreten bir aydınlatıcı olmanız gerekiyor. Özel ve genel yaşamınızda her zaman halkla birlikte olduğunuzu bilmelisiniz. Size başarılar dilerim.

 

                                                                                                                             Maarif Vekili

                                                                                                                             Mustafa NECATİ

 

 

Kaynak : Mustafa Necati – M. Rauf İnan (Türkiye İş Bankası Kültür yayınları- 1980 Ankara)

                  Ana Britannica – Cilt 10-16  

Son Haberler
Koruma Kurulu ağaç kesimine izin verdi.
Validebağ korusu tarihi ve biz
LEYLEKLER
Validebağ Havzası Neresi?
Validebağ Korusu
Validebağ korusunda kim ne yapmak istedi
Tüm Haberler >>


Web atolyesi